YOOtheme

Erkan Aydoğanoğlu

AKP hükümetinin kamu personel sistemini kökten değiştirme ve piyasa koşullarına uygun bir kamu yönetimi yapısı inşa etme çalışmaları hız kesmeden sürüyor. Hükümet, bir taraftan işçilere sözleşmeli, taşeron, 4-c vb gibi güvencesiz istihdam biçimlerini dayatırken, diğer taraftan kamu personeli için belirli süreli sözleşmelilik temelinde çalışmanın önü açan adımlar atmaya başladı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in, Çalışma Bakanı olarak görev yaptığı dönemde gündeme getirdiği ve hükümete yakınlığı ile bilinen Memur Sen tarafından da desteklenen “hükümet memurluğu” sistemi yeniden gündemde.

 


 

AKP hükümeti, 12 Haziran seçimleri öncesinde bütün itirazlara rağmen TBMM’den almış olduğu “6 ay süreli” Kanun Hükmündeki Kararname (KHK) çıkarma yetkisini, kamu yönetimini ve idari yapıyı kökten değiştirmek için kullanıyor. Bugüne kadar 8 KHK ile 50’den fazla kanunda düzenleme yapıldı. Bu düzenlemelerde en dikkat çeken noktalardan birisi, kamuda belirli süreli sözleşmelilik sisteminin üst düzey bürokrasi ve uzmanlardan başlanarak uygulanacak olması.

Hükümet tarafından KHK ile yapılan düzenlemeler, mecliste komisyonlarda ve genel kurulda görüşülerek yapılmış olsaydı bir yılda ancak bitirilebilirdi. Ancak KHK uygulamaları ile hem yasama organı devre dışı bırakıldı, hem de kamu yönetiminde ve idari yapıda köklü değişiklikler yapılmasını öngören düzenlemeler Bakanlar Kurulunun onayıyla yürürlüğe girmeye başladı.

HÜKÜMET MEMURLUĞUNA GİDEN YOL

Kamunun piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması konusunda en ciddi adımlar AKP döneminde atıldı. Bütün bu uygulamaların mimarı olan Ömer Dinçer, şu anda Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapıyor. Ömer Dinçer’in, bu dönemde Milli Eğitim Bakanı olması ve MEB Teşkilat Kanunu’nun sistemi baştan aşağı değiştiren bir KHK ile yeniden düzenlemesi dikkat çekici.

KHK düzenlemelerinin ardından, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılması düşünülen değişikliklerle, iktidar yanlısı kişilerin kamuda üst düzey yönetici olarak istihdam edilmesi planlanıyor. ABD’de kamu yönetimi alanında uzun süre uygulanan hükümet memurluğu sistemi (spoil sistemi), “Seçim kazanılınca gerçekleşen memuriyet” olarak biliniyor. ABD’de uygulanan sisteme adını veren “spoil” kelimesinin İngilizcede “ganimet, yağma” gibi anlamları da var.

ABD’de daha önce uygulanan sistemde, her seçim sonucu “üst düzey bürokratlar” yerini seçimi kazanan siyasi partinin yönetici kadrolarına bırakıyor. “Ganimet sistemi” olarak da adlandırılan bu sistemde, yönetici kadrolar siyasi iktidarların yandaşlarına dağıttığı birer “ganimet” olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de daha önce KİT’lerin siyasi iktidarın arpalığı gibi kullanıldığı düşünüldüğünde, getirilmek istenen “hükümet memurluğu” sisteminin benzer sonuçları ortaya çıkarması kaçınılmaz.

Hükümet memurluğu düzenlemesi ile ilk adımda kamuda sadece üst düzey yöneticiler sözleşmeli olarak istihdam edilecek. Daha sonraki aşamalarda bütçede önemli bir maliyet kalemi oluşturan kamu personelini belirli süreli sözleşmeli olarak çalıştırmak için yasal düzenlemeler yapılacak. Sözleşmeli memurlar her yıl ya da birkaç yılda bir yenilenen sözleşmelerle çalıştırılacaklar ve sözleşmelerinin yenilenmesi gösterecekleri kişisel performansa bağlı olacak.

“EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET” ALDATMACASI

Hükümet yanlısı gazeteler ve bazı internet sitelerine “Kamuda eşit işe eşit ücret verilecek” başlığı ile düşen haberler, kamuoyunun kafasını karıştırmak için yapılıyor. “Eşit işe eşit ücret” talebi, işçi sınıfının mücadele tarihi boyunca ortaya koyduğu ve “eşdeğer işi” yapan işçiler arasında cinsiyet, etnik kimlik, bölge vb ayrım yapmadan denklik sağlamaya yönelik haklı bir talebi ifade ediyor. İşçi sınıfının mücadelesi ile simgeleşmiş bu haklı talep, hükümet tarafından istismar edilip, kamu emekçilerinin aleyhine olacak biçimde çarpıtılarak gündeme getirildi. Bugün kamuda uygulanan haliyle “işe göre ücret” anlamına gelen “eşit işe eşit ücret” ifadesi ile kazanılmış hakların bütün kamu emekçilerine eşit olarak yansıtılması değil, aksine herkesin en düşük haklarda eşitlenmesi hedefleniyor.

Hükümetin ücret eşitsizliklerini gidermesi ile ilgili olarak yaptığı olumsuz düzenlemelere somut örnek olarak, 5510 Sayılı SSGSS kanununda emeklilik ile ilgili olarak yapılan değişiklikler gösterilebilir. 5510 sayılı Kanunun yasalaştığı 1 Ekim 2008 öncesinde emekli olan devlet memurları son aldıkları brüt maaşlarının yüzde 75’ini emekli maaşı olarak alıyorlardı. Bu oran SSK ve Bağ Kur’lularda brüt ücretlerinin yüzde 65’i kadardı. AKP hükümeti bu “eşitsizliği” ortadan kaldırdı ve her üç kategoride çalışanların emekli maaşlarını brüt ücretlerinin yüzde 50’sinde eşitledi! SSGSS’de yapılan ve tüm sigortalılar için ciddi hak kayıplarına neden olan değişikliklerin bir benzeri, bugünlerde “eşit işe eşit ücret” aldatmacası hayata geçirilmeye çalışılıyor.

KAMU PERSONELİ ÜZERİNDEKİ BASKILAR ARTACAK

ABD kamu personel rejiminde “eşit işe eşit ücret” özel sektör ücretleri ve kamu personelinin örgütsel ve kişisel performansı göz önüne alınarak uygulanır. Eğer hükümetin kafasındaki sistem hayata geçerse, kamu personeli iş güvencesini tamamen kaybedecek ve işte gösterdiği performansın yeterliliğine göre çalışmaya devam edecek ya da işten çıkarılacak. Türkiye’nin örnek aldığı ve KHK değişiklikleri ile ilk adımları atılan sistem, liyakati (yeterlilik, işe uygunluk) geri plana iterken, performansa dayalı sözleşmeli ve güvencesiz çalışmanın kapılarını ardına kadar açıyor.

Hükümetle gelip, hükümetle giden bir “yönetici sınıfın” başında olacağı kamu yönetimi sisteminin Türkiye gibi bir ülkede nasıl sonuçlar ortaya çıkaracağını tahmin etmek zor değil. Bugüne kadar kamuda yaşanan soruşturmaların, sürgün ve görevden almaların temelini oluşturan yoğun siyasi kadrolaşmanın yarattığı sonuçlar biliniyor. Üst düzey kamu yöneticilerinin tamamının iktidar yanlısı siyasal kadrolardan oluşturulması durumunda, iktidar partisinden olmayan kamu emekçileri bugünden çok daha yoğun siyasi ve idari baskılarla karşı karşıya kalacaklar ve “yandaşlık” kavramı asıl o zaman gerçek anlamını bulacak.

 

 

Erkan Aydoğanoğlu

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

E-Kitap - Broşür

Demokratik Eğitim Kurultayı - Cilt IDemokratik Eğitim Kurultayı - Cilt IIToplumsal Bir Sorun Olarak ŞiddetMEB 2010-2011 Örgün Eğitim İstatistikleriÇocuk ve Okuma KültürüEğitimde Toplam Kalite Yönetimi GerçeğiKamunun Dönüşümü ve 657 DMKÖğretmenlerin Statüsü TavsiyesiAnadilinin Önemi Anadilde Eğitim